Yazar Mesaj
<  AS-Tedavi  ~  SADECE AYAKTA KALINCA AGRIYO LÜTFEN ÖNERİ...
esra_1987
MesajTarih: Prş Tem 31, 2008 4:08 pm  Alıntıyla Cevap Ver



Kayıt: 28 Hzr 2008
Mesajlar: 119
Nerden: Hatay

arkadaslar ben bu as yüzünden cıldırmak üzereyim doktorum inatla bi as hastası oldugumu söylüyo bense inatla arastırarak as den cok uzak cok farklı seyreden agrılarımı savunuyorum. dün yine irtibat kurdugum baska bi doktor (internet ortamında) bi as hastasının agrılarının kesinlikle dinlenme sonucunda artacagını söyledi. bende ise dinlendiğim zaman hiç ama hiç agrı olmuyor calıstıgım zamanlar ayaklarımda (diz bilek taban...) agrılar oluyordu 3 haftadır calısmıyorum ve hiç biyerim ne agrıdı ne sisti nede tutuluyor. gayet rahatım dün biraz dolsastım cok az siddette baldırımda agrı oldu ama cok cok az gayet rahatım yani üstelik ne egzersiz ne spor ne yürüyüs hiç bişey yapmadım bu süre içinde sadece yattım oturdum dinlendim. bu konu hakkında bi fikri olan varmı. arastırmalarım as hastalarının bu durumun tam tersini yasadıgını gösteriyo lütfen bilgisi olan arkadaslar aydınlatsın beni... agrısız günler...
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
adana-01
MesajTarih: Prş Tem 31, 2008 7:52 pm  Alıntıyla Cevap Ver



Kayıt: 15 Tem 2008
Mesajlar: 10
Nerden: Adana

esra hanım öncelikle geçmiş olsun.Ben iş için, servis aracına binmeden önce 150 metrelik bir mesafe yürüyorum ve aşırı derecede sıkıntı çekiyorum.İşyerine vardığımda servisten indikten sonra, birazcık dinlendiğim için rahat haraket ediyorum.fakat hareketimin süresi artınca tekrar ağrı başlıyor.bende ki ağrılar kalça ekleminde oluyor.Enteresandır sabah saat yedide kalktığım zaman,ağrılarım fazla,ama saat on gibi kalttığımda rahatım.Ben hareketi ve dinlenmeyi dengede tutmaya çalışıyorum.bu şekilde rahat edebiliyorum.Ben grip olduğum zaman ağrılarımda azalma oluyor,ne enteresan değilmi.Ama lütfen morelinizi bozupta,daha çok kendinizi sıkıntıya sokmayın.Herşey gönlünüzce olsun
hüseyin
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
esra_1987
MesajTarih: Prş Tem 31, 2008 10:31 pm  Alıntıyla Cevap Ver



Kayıt: 28 Hzr 2008
Mesajlar: 119
Nerden: Hatay

tesekkür ederim hüseyin bey yani söylediklerinizin özeti su dinlendiğiniz zaman rahatsınız hareket halindeyken veya fazla hareketten dolayı agrılarınız artıyor. aynen bendede öyle arastırdıgım ve konustugum bir cok as hastası dinlenmede agrılarının arttıgını hareket egzersiz yapınca azaldıgını söyleyince telaslanıyorum ister istemez. dediğim gibi ben 3 haftadır evdeyim ne egzersiz ne spor hiç bişey yapmıyorum ve hiç agrım yok. işe tekrar basladıgım zaman biliyorum ki dayanılmaz agrılar beni bekliyor olcak yine. napalım simdiki tek umudum remicade. umarıo işe yarar. agrısız günler
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
şimal
MesajTarih: Cmt Ağu 02, 2008 3:07 am  Alıntıyla Cevap Ver



Kayıt: 09 Ksm 2006
Mesajlar: 116
Nerden: İzmir

Sevgili esra öncelikle geçmiş olsun
ASherkezde farklı seyrede biliyor teşhisin yeni konmuş şüphe etmekte ve kabullenmekte hele hele çoğunluğa göre değişik seyrediyorsa zorlanıyor olman gayet normal ama dok sana as demişse lütfen egzersiz ve hareketlilikten vaz geçme çünki ileride çok faydasını görüceksin hastalığın ilerlemesini ilaçlarla birlikte bunlarla engelleye bilirsin.ve hastalığımızın genel adı seronegatif supondilittir bu konu hakkında sana aşşağıda ki yazıyı okumanı tavsiye edicem

Seronegatif Spondiloartropatiler



Omurga ve periferik eklemlerde inflamatuvar artritle seyreden, ortak genetik, epidemiyolojik, klinik ve radyolojik özelliklere sahip Romatoid faktörün negatif olduğu hastalık grubuna denir.

Bu grup içinde yer alan hastalıklar :

Ankilozan Spondilit
Reiter Sendromu (Reaktif Artrit)
Psöriatik Artrit
Enteropatik Artrit
Sapho Sendromu
Tanımlanamayan Spondilartritler


Seronegatif Spondilitlerin ortak klinik özellikleri nedeni ile 1997’de Avrupa Spondiloartropati Çalışma Grubu sınıflandırma kriterlerini belirlemiştir. Buna göre :

İnflamatuvar spinal ağrı veya sinovit ile aşağıda belirtilen özelliklerden en az biri veya daha fazla kriterin bulunması seronegatif spondiloartropati tanısı için yeterlidir.

- Ailede benzer hastalık öyküsü

- Psöriasis

- Üretrit, servisit veya diare

- Entesopati

- Sakroileit

- Gluteal bölgede ağrı



Seronegatif Spondiloartropatilerin etiyolojisi kesin olarak bilinmemektedir. HLAB27 etiyopatogenezde önemli rol oynar. HLAB27 nin 20 alt grubu saptanmıştır. En sık bulunan alt grup HLAB2705tir.





Ankilozan Spondilit


Etiyolojisi halen tartışmalı olan genellikle SİE’den başlayıp, spinal omurgayı asendan olarak tutan inflamatuvar sistemik progresif ve kronik seyirli romatizmal hastalıktır.

Ana belirtilerini genellikle SİE ve omurgada yapar. Kalça ve bel ağrısı şeklinde başlayabildiği gibi nadiren ilk başlangıç periferik eklem tutulumu veya sistemik tutulum şeklinde de olabilir. Periferik eklem tutulumu olarak daha çok alt ekstremiteler asimetrik tutulur.

Ankilozan Spondilit ‘in genel popülasyonda görülme sıklığı %0,1’dir. Olguların 1. derece akrabaları arasında görülme şansı % 0,3 dür. Ankilozan Spondilit’te başlangıç yaşı genellikle 17-28 yaş arasıdır. 17 yaş altında gelişirse JKA olarak değerlendirilir. Hastalık erkeklerde daha sık gözlenir ve erkeklerde daha ciddi seyreder. AS’li kadınlarda servikal tutulum ve periferik eklem tutulumu daha fazla görülür. Olgularda HLAB27 % 70-90 pozitiftir.

HLAB27 pozitifliği olanların bu hastalığa tutulma şansı, HLAB27 negatiflere göre 30-100 kat daha fazla gözlenir. HLAB27 müsbet olgularda sistemik tutulum daha sık gözlenir. Genç ve özellikle erkek bir hastada sinsi başlangıçlı, kronik seyirli bir bel ağrısı varlığında ağrının inflamatuar karakterde olup olmadığı dikkatlice araştırılmalıdır.

İnflamatuar karakterde bel ağrısının özellikleri Tablo-1’de gösterilmiştir.

40-45 yaşından önce başlamış bel ağrısı
Sinsi başlangıç
Kronik seyirli olması (>3 ay)
Sabahları ve uzun istirahat sonrası belde 1 saatten fazla süren tutukluk
Egzersiz ve hareketle tutukluğun azalması


SİE ‘lerin tutulumu Ankilozan Spondilit tanısında önemli bir belirteçtir. Sakroileit radyolojik olarak 4 aşamada değerlendirilir. Tablo-II

Grade 0 : normal

Grade 1 : şüpheli

Grade 2 : minimal sakroileit

Grade 3 : orta derecede sakroileit

Grade 4 : ankiloz (5,6)



Tanı için 1984 yılında modifiye edilen New York kriterleri kullanılır: Tablo-III

Modifiye New York Kriterleri :

1. Üç aydan fazla süren egzersiz ile rahatlayan, istirahat ile rahatlamayan bel

ağrısı

2. Lomber omurga hareketlerinin frontal ve sagittal düzlemde kısıtlanması

3. Cinsiyet ve yaşa göre göğüs ekspansiyonunun azalması

4. Bilateral Evre 2-4 sakroileit

5. Bilateral Evre 3-4 sakroleit



Kesin Tanı : 4. ve 5. madde + 1 klinik kriter



Ankilozan Spondilit aktivasyon ve remisyonlarla seyreder. Aktivasyonu, kullanılan ilaçların etkilerini ve sistemik tutulumu saptamak amacıyla olguların belirli sürelerde laboratuar kontrolleri gerekir. Bu amaçla :

- Akut faz reaktanları (ESR ve özellikle CRP)

- Tam kan sayımı

- Tam idrar takibi

- Total biokimya (Karaciğer ve böbrek fonksiyon testleri)

- HLAB27



Eklem Dışı Bulgular :

- Anterior üveit : HLAB27 pozitiflerde daha sıktır.

- Aortit, Aort yetmezliği

- Pulmoner Fibrosiz

- Amiloidoz ve IgA nefropatisi

- Kronik. Prostatit

- Kauda ekina sendromu

- Osteoporoz

- Entesopatik lezyonlar

- Kord basısı



Kronik hastalık olduğu için olgularda halsizlik, hafif ateş görülür.



Radyolojik Bulgular :

- Sakroileit (Genellikle bilateral)

- Sindesmofit

- Afofizer eklem tutulumu

- Bambu vertebra görünümü

- Kare vertebra görünümü

- Osteoporoz

- Spinal Ligaman Ossifikasyonu

- Kalça, omuz eklemi tutulumu (HLAB27 müsbet olgularda kalça eklemi tutulumu görülür)

Fizik Muayene. :

- Servikal tutuluma bağlı boyun hareketlerinde kısıtlılık

- Bel hareketlerinde kısıtlılık

- Oksiput – duvar mesafesinde artma

- Göğüs ekspansiyonunda azalma

- Kifozun artması

- Lomber lordozda azalma

- El-yer mesafesinde artma Çene–sağ omuz mesafesinde artma, Çene-sol omuz mesafesinde azalma

- Schober değerinin 4 cm den az olması

- Karın solunumu nedeniyle karın futbol topu görünümü alır.

- Mennel testi (+)

- Sakroiliak kompresyon testi (+)

- Faber testi kalça tutulumu da varsa müsbettir.

- Çene-Sternum mesafesinin artması



Klinik Bulgular :

Ankilozan Spondilit’te en önemli klinik bulgu inflamatuar bel-kalça ağrısıdır. Ağrı sinsi başlangıçlıdır ve uzun süreli sabah tutukluğu ile birliktedir.

Kostokondral, kostovertebral eklemlerin tutulumuna bağlı göğüs ağrısı görülür.

Entesitis nedeniyle kostosternal, krista iliaka ve aşilde hassasiyet görülebilir. Periferik eklem olarak omuz, kalça eklemleri tutulur. Ankilozan spondilitte ağrı çoğu kez kalça uyluk arka yüzlerine yayılır. Siyatalji şeklince ağrı olur. Ağrı istirahatle artar. Aktivasyonla azalır.



Tedavi
I) Medikal Tedavi :

- NSAİ

- Antispazmalitikler

- Sulfasalazin

- Metatraksat

- Son yıllarda biolojik ajanlar (TNF α blokörleri)



II) Egzersiz :

- Solunum egzersizleri

- İzometrik egzersizler

- Aktif egzersizler

- Postür egzersisler



III) Fizik Tedavi modaliteleri

IV) Kaplıca (remisyonda olan hastalar)

V) Spor (yüzme, kürek)

VI) Travmadan kaçınmaları önemli









Reaktif Artrit


Vücutta başka odakta gelişen enfeksiyonu takiben; eklemde ortaya çıkan akut non-spuratif artrite Reaktif Artrit denir. Bu tanımalama tbc, brucella gibi bakteriyal veya viral, parazitik tüm infeksiyöz artritleri kapsamakla birlikte günümüzde, reaktif artrit terimi bazı enterik ve GÜS kaynaklı enfeksiyonlardan sonra ortaya çıkan ve HLAB27 ile yakın ilişkili artritler için kullanılmaktadır. Reaktif Artritin bir versiyonu Reiter Sendromudur.



Reiter Sendromu

Patogenezi kesin olarak bilinmemektedir. Ancak tetikleyici enfeksiyonun önemli rol oynadığına inanılmaktadır. Çoğunlukla Yersinia, Kampilobakter, Salmonella ve Shigella gibi GİS enfeksiyonlar veya Klamidya gibi GÜS enfeksiyonlar tarafından tetiklenir. Genetik faktörler özellikle de HLAB27 varlığı hassasiyeti arttırır.

Hastalık çoğunlukla genç erişkenlerde (3- dekat) ve özellikle erkeklerde daha sık gözlenir. Reiter genellikle geçirilen enfeksiyondan 4-6 hafta sonra başlar. Reiter Servisit – üretrit, dizanteriden 4-6 hafta kadar sonra romatolojik bulgular ortaya çıkar. Gelişen artrit genellikle alt ekstremitede (ayak bileği , dizlerde) görülür. Entesopatik lezyonlar, plöritik göğüs ağrıları gözlenebilir. Mukoza ve deri lezyonları Reiter Sendromunun 1/3’de görülür. Kerotoderma blenorrhagicum : Keratodermik lezyon olarak başlıca ayak tabanlarında, parmaklarda, glans peniste görülür. Nadiren tırnak lezyonları, balanitis sirsinata, Eritema nodozumda oluşabilir. Anterior üveit %20 olguda görülebilir.



Laboratuar :

Spesifik bir test yoktur. Akut faz reaktanları yüksektir. Lökositoz ve anemi gözlenebilir. HLAB27 müsbet olabilir.

Radyolojik bulgu olarak Asimetrik sakroileit atlayıcı tarzda sindesmofitler, akciğerde Plörezi ve entesopatik lezyonlar görülebilir.



Tedavi :

Hastalık genellikle kendi kendini sınırlayıcı olup, 6 hafta – 6 ay arasında sekelsiz iyileşir. Ancak hastaların % 20-60’ında bu seyir uzayabilir. Artrit atakları tekrarlayabilir. Tedavi olarak analjezikler, NSAİ, intraartriküler streoid enjeksiyonları ve tetrasiklinler kullanılabilir.

Geç Sekelleri :

- Anterior üveit, iridosiklit sonucu intraoküler kanama, optik nörit

- Aort yetmezliği

- Periferik nöropati

- Plörezi görülebilir



Psoriatrik Artrit



Psöriasis ile birlikte görülen inflamatuar artrittir. (PsA) Psöriasisli hastalarda Artrit görülme oranı % 5-7 oranındadır. Erkek ve kadınlarda eşit sıklıkta gözlenir.

Oluşumunda genetik, çevresel ve immünolojik faktörlerin etkili olduğu düşünülmektedir. (3-5 dekatlarda arasında daha sıklıkla gözlenir)

Klinik olarak 5 grupta sınıflanabilir :

1. DİF eklemleri belirgin şekilde tutan formu

2. Artritis mütilans formu

3. Asimetrik oligoartrit yapan form (sosis parmak)

4. Simetrik poliartrit

5. Spondilit formu : Sakroileit veya spondilit görülebilir



Laboratuar :

Tanı koyduracak özel bir test yoktur. Aktif olan olgularda akut faz reaktanları artar. Olguların %10-20’sinde hiperürisemi gözlenir.



Radyolojik Bulgular :

- Sakroileit (asimetrik)

- Spondilit, atipik sindesmofitler

- DİF ve asimetrik tutulum

- Endosopatik lezyonlar

- Periostit

- Osteolisis

- Pencil- in-cup görünümü gözlenir.



Tedavi :

- NSAİ

- Metotreksat

- Siklosporin

- Azotriopirin

- Leflunomid

- Sulfasalazin

- Hidroksiklorokin



Çeşitli ilaç kombinasyonları da yapılabilir. Bugün en sık kullanılan ilaç Metotreksattır.





Metabolik Kemik ve Eklem Hastalıkları

Gut; Hipokrat zamanından beri bilinen “kralların hastalığı” veya “hastalıkların kralı” olarak da adlandırılan metabolik bir hastalıktır.

Gut; serum ürik asit konsantrasyonunda artma, yineleyen akut gut artrit atakları ve tofüs oluşumu ile karakterizedir.

Erkeklerde ve post-menapozal kadınlarda sık gözlenir. (4-6 dekat)

Gut olgularının %90 primer ve %10 sekonder gut olgular oluşturur. Sekonder gut Lösemi, hemofili, multiple myeloma gibi bazı hastalıkların seyri sırasında gözlenir.



Klinik olarak 4 evrede incelenir :

1. Asemptomatik hiperürisemi : Olgularda serum ürik asit konsantrasyonunda artış (hiperürisemi) vardır. Klinik olarak herhangi bir bulgu yoktur. Bu dönem hayat boyu devam edebilir veya akut gut artriti tablosu ile devam eder.

Hiperürisemi Nedenleri :

I. Ürik Asit Sentezinde Artma :

§ Enzim Anomalileri

§ Nükleoprotein yıkımında artış

§ Pürinli gıdaların fazla alınması



II. Ürik Asit Atılımda Azalma :

§ Böbrek fonksiyon bozukluğu

§ İlaçlar

§ Laktik Asidemi

§ Hiperkalsemi

§ Açlık ve ketozis

§ Esansiyel hipertansiyon



III. Diğer Nedenler :

§ Yaş ve cinsiyet (Erkeklerde 4-5 dekat)

§ Genetik Faktörler

§ Obezite

§ Alkol alımı

§ Diabet, kardiovasküler hastalıklar, hiperlipidemi



2. Akut Gut Artriti : Artrit genellikle gece yarısından sonra akut olarak 1.Metatarsofalanjial eklemde şişlik ağrı, ısı artışı kızarıkla başlar. Bu klinik tabloya Podogra denir.

Akut gut artritte tetiği çeken monosodyum ürat kristallerinin eklemde çökmesidir. Kristale bağlanan IgG’nin Fc reseptörlerine nötrofiller bağlanır ve yangı aracıları salınır.

Ağrı çok şiddetlidir. Ani başlar, hareketle artar. Birlikte ateş de gözlenir. Bu şiddetli ağrı 24-72 saat veya 1-2 hafta arasında geçer. Atak geçince eklem üzerindeki deride deskuamasyon görülür.

Artrit MTF eklem dışında ayak bilekleri, topuklar, dizler, el bilekleri, parmakları tutulabilir. Alt ekstremite eklemleri üst ekstremiteye göre daha fazla tutulur.

Prepatellar veya olegranon bursiti de gelişebilir. Bu dönemde ESR CRP artmıştır. Lökozitoz görülür.

Akut gut atağın agreve eden nedenler :

- Ağır enfeksiyonlar

- Operasyon, kanama

- Travma (Ağır psikolojik travma da olabilir)

- Aşırı alkol alımı

- Pürinden zengin gıda alımı

- Radyoterapi, kemoterapi

- İlaçlar (Diüretikler, IV heparin, siklosporin düşük doz aspirin)



3. Kronik İnterkritik Gut : Bu dönem akut gut nöbetleri arasındaki dönemdir. Asemptomatik olan bu dönem nöbet sayıları arttıkça bu dönemin süreleri azalır ve nöbetin şiddeti artar.



4. Kronik Tofaköz Gut : Gutlu olguların % 8-10’unde tofüs oluşumu gözlenir. Tofüs, atılamayan monosodyum ürat kristallerinin kalsiyum, kolesterol ve oksalat halinde tendon ve yumuşak dokularda birikimi ile oluşur. Tofüsler en çok 1.MTF eklem olmak üzere, olekranon bursalarında, kulağın helix, antihelix bölgelerinde ve parmakların dorsal yüzlerinde gelişir. İlk gut oluşumdan tofüs oluşumuna kadar geçen süre normalde ortalama 10 yıldır. Bazen büyük subkutan tofüsler ellerde ve ayaklarda ileri destrüksiyona ve deformiteye neden olabilir. Bazen tofüsler ülsere olup içinde beyaz materyal oluşabilir. İlk yıllarda tofüs gelişimi olursa, eklem yıkımı kötü olacak demektir.



Laboratuar :

- Hiperürisemi

- Akut gut atriti evresinde akut faz reaktanlarında artış

- Sinovyal sıvı analizinde polarize ışık mikroskobunda monosodyum ürat kristalleri görülür

- Tofüs materyalinden kristallerin saptanması

- TİT, böbrek fonksiyon testleri

Radyolojik Bulgular :

- Akut gut evresinde yumuşak doku şişliği

- Yumuşak dokuda tofüse bağlı yuvarlak şişlikler

- Epifizer bölgede litik lezyon zımba ile delinmiş gibidir ve çevresinde sklerotik bir sınır bulunur.

- Tofüsler korteksi yırtarak subkortikal ve kortikal erozyonlar yaparlar.





Tedavi :

Klinik evrelere göre tedavi planlanır. Tedavide amaç :

I. Asemptomatik hiperürisemide ; Hiperürisemi yapan nedeni saptamak. Ürik asit düzeyi % 12 mg üzerinde ise veya 24 saatlik idrarda ürik asit 1100 mg dan fazla ise (diyet, allopurinol, ksantin oksidaz inhibitörleri ile) hiperurisemi tedavi edilir.

II. Akut gut artritinde; Ağrının giderilmesi en önemli araçtır.

- Bu nedenle NSAİ (bu gruptan özellikle indometazin tercih edilir)

- Kolşisin

- İntriartiküler steroid enjeksiyonu

Bu evrede antiürikozürik ilaçlar gut atağını agreve edeceğinden önerilmez.

Eklem istirahata alınır. Soğuk tatbiki yapılır.

III. İnterkritik gut; Bu evrede yeni atakların oluşmamasına çalışılır. Bu nedenle;

- Diyet

- Profilaksik dozda kolşisin

- Hiperürisemi varsa allopurinol ve ürikozürik ilaç uygulanır.

IV. Kronik tofaköz gut; Bu evrede ;

- Diyet

- Antihiperürisemik ilaçlara devam

- NSAİ uygulanır.

Renal yetmezliği olan hastalara antihiperürisemik ilaçlar verilmez. Bol su içimi önerilir.
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
esra_1987
MesajTarih: Cmt Ağu 02, 2008 1:50 pm  Alıntıyla Cevap Ver



Kayıt: 28 Hzr 2008
Mesajlar: 119
Nerden: Hatay

tesekkür ederim şimal zaten uzun zamandır seronegetif üzerinden yapıyorum arastırmalarımı ve senin gönderdiğin herseyi daha öncede okudum yada en azından benzerlerini. ama dediğim gibi her hastada farklı seyreder yüzlerce as hastasıyla konustum ve kimsede diz agrısı duymadım herkeste kalca bel vs.. ben bu güne kadar 1 kez bile bel yada kalca agrısı cekmedim. hatta oturdugum yattıgım gün hiç ama hiç acı cekmedim sadece ayakta fazla kaldıgım gün oluyo agrım dinlendikten sonra geciyo hiç bişey kalmıyo. su anda yine öyle 3 4 haftadır hiç agrım yok hemde hiç. biliyorum biraz yürüsem yine baslayacak ama belde yada kalcada diil sadece dizimde korkumda bu yönde zaten. her hastada farklı olur biliyorum ama okudugum hiç bi as hastasınınki bukadar farklı deil herkeste aynı sorun aynı gidiş ne kadar farklı denirse densin mutlaka kalcada belde oldugundan herkes hemfikir, dinlenince gecmeyecegi konusunda ise tıp bile bunu söylüyo (as dinlendikkce ortaya cıkan egzersizlerle azalan agrılara neden olan bi hastalıktır) tanımı bile bu yönde ama ben bunun tersini yasıyorum ve bunu yasayan bi as hastası daha duymadım. ben bu yönden bi acıklıga kavusmak istiyorum sevgiler
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
eceung
MesajTarih: Pts Ağu 04, 2008 5:34 pm  Alıntıyla Cevap Ver



Kayıt: 24 Hzr 2008
Mesajlar: 7
Nerden: Ankara

Sevgili Esra,
Tabii ki diz ağrısı da var. Olmaz olur mu? Hem de yürüdükçe yoruldukça artan cinsinden. AS dediğin hastalık sadece bir eklemde değil tüm eklemlerde. Sabah sertliklerinin hareketle azaldığı doğru ama yüksek performans gerektiren ve yorgunluğa neden olan tüm spor ve hareketler/işler ağrıyı arttırıyor.
Eğer doktorun AS olduğunu söylüyorsa kabullen. Sanırım 21 yaşındasın. Ben de 21 yaşındayken ağrılarım başlamıştı. (23 sene oldu) Önünde ağrın ile yaşayacağın çok uzun bir ömür var. Allaha şükür bu hastalık bizi öldürmeyecek. Nice çaresiz derdin yanında çok şanslı bir hastalığa sahibiz. Tamamen tedavi olamasak da nasıl yaşayacağımızı biliyoruz.
Dayım rahmetli cerrahtı. Hastalık yok hasta var derdi. Yani her hasta aynı hastalığı çok farklı yaşayabilir. Doktorunun tüm önerilerine uyarak mutlu yaşamaya gayret et. Bence AS ile savaş böyle kazanılıyor. Umutsuzluk en büyük tehlike.
Sevgiler.
Ece
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
Uğur Yılmaz
MesajTarih: Sal Ağu 05, 2008 12:39 pm  Alıntıyla Cevap Ver



Kayıt: 02 Ağu 2008
Mesajlar: 7
Nerden: İstanbul

Başka bir başlıkta da bu konudan bahsetmiştik ama benim belirtilerim ile seninkiler neredeyse aynı. Açıkçası bende tanı koyulduğundan beri belki de yanlıştır diye bir umut taşıyorum.
Yarın başka bir doktora giderek yeniden muayene olacağım.

_________________
Uçmak istiyorum.
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder MSN Messenger
esra_1987
MesajTarih: Sal Ağu 05, 2008 12:52 pm  Alıntıyla Cevap Ver



Kayıt: 28 Hzr 2008
Mesajlar: 119
Nerden: Hatay

tesekkür ederim yeni ilginiz için yeni doktorunun tanısını bizimle paylasırsan sevinirim sevgiler
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
barışş
MesajTarih: Cmt Ağu 30, 2008 12:25 pm  Alıntıyla Cevap Ver



Kayıt: 20 Ağu 2008
Mesajlar: 35
Nerden: Ankara

merhaba


siteye yenı üye oldum ve bu sayfayı gördum esra hanımın şikayetleri benımkıne cok benzıyo ama ayak bılegımde ve dizimde şişlik var 2 ay önce tedaviye başladım şişliklerde azalma oldu sizdede şişlikler varmıydı ??
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
esra_1987
MesajTarih: Pzr Ağu 31, 2008 1:03 am  Alıntıyla Cevap Ver



Kayıt: 28 Hzr 2008
Mesajlar: 119
Nerden: Hatay

öncelikle hosgeldin barıs şişlik olan tek as benim zannediyodum ama diilmişim. diz ve ayak bileklerimde bazen parmaklarda bile (nadiren) ama şişlik dediğmde öyle hafif diil bayaa bayaaa şişlik. öyleki doktoruma ancak şişen dizimin fotograflarını götürebilmiştim ve inanamamıstı iki diz arasındaki farka. ayak bilegim şiştiginde bırakın iki elimle cevresini sarmayı 3. el ancak tam bi cember olusturabilirdi o derece yani. sizdede öyle bi aşırılık varmıydı
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
barışş
MesajTarih: Cmt Eyl 13, 2008 5:39 pm  Alıntıyla Cevap Ver



Kayıt: 20 Ağu 2008
Mesajlar: 35
Nerden: Ankara

hoşbulduk evet bende vardı ama sızınkı kadar degıldı yanı o kadar yoktu ama cok şiş oldugu zamanda dizimi bükmem ımkansızdı cevabım bıraz gec oldu kusura bakmayın suan nası yanı şişlikler varmı
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
barışş
MesajTarih: Cmt Eyl 13, 2008 5:43 pm  Alıntıyla Cevap Ver



Kayıt: 20 Ağu 2008
Mesajlar: 35
Nerden: Ankara

bişey daha sormak ıstedım sitede bildigim kadarıyla sız remıcade başlamıstınız sıslıkler tamamen ındımı suan
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
ÇEFO
MesajTarih: Pzr Eyl 14, 2008 2:10 pm  Alıntıyla Cevap Ver



Kayıt: 18 Tem 2007
Mesajlar: 75
Nerden: Muğla

esra 1987 as,nin bendeki belirtisi iki dizim ve sol omuzumun tutulması ile başladı.tutulan yerler hareketsiz iken ağrımıyor, hareketle ağrıyordu.hasta olalı 3 sene geçti benimhiç bel ve kalça ağrım olmadı.geçmiş olsun.
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder MSN Messenger
esra_1987
MesajTarih: Cmt Eyl 27, 2008 10:16 pm  Alıntıyla Cevap Ver



Kayıt: 28 Hzr 2008
Mesajlar: 119
Nerden: Hatay

merhaba arkadaslar uzun bi süre aranızda diildim ama döndüm nihayet. gectiğimiz pazartesi remicade in 3. kez uygulattım ve su anda gayet iyi. 2 aydır ayagım 3 4 defa sisti ve bu benim içğin mükammel bi rakam. tutukluk veya aksama olmadı onun dısında. galiba işe yarıyo remicade. insallah devamıda gelir. sevgiler
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
abdurrahim
MesajTarih: Cum Ekm 24, 2008 7:00 pm  Alıntıyla Cevap Ver



Kayıt: 18 Tem 2005
Mesajlar: 4
Nerden: Erzurum

slm arkadaşlar benim macera babam elimden tutup ankaraya götürdüğünde başladı taaaa erzurumdan daha 15 yaşındaydım.... 10 sene olmuş vayy be.... babam öğretmenimdi şimdi aynı okulda meslektaşım... çok sıkıntılı günler geçirdim .... ayağa kalkamadım... ama başardım ... a.s de en etkili yöntem ne remicade ne salo ne meto İ(ben isimlerini böyle söylerdim)... en önemli yöntem morali yüksek tutmak ve spor yapmak ... öğrencilerimle haftada üç veye dört defa halı sahada top oyuyorum ister inanın ister inanmayın oynamasalar bile izlemeye geliyorlar... birşeyler öğrenmek için ... bana yetişemiyorlar ...bir an bile sporu bırakmadım .... ayakta durmaktan şikayetçi arkadaşlar ... uzun süree ayakta durunca herkesin ayağı ağırır.. yani a.s lisin diye ağırmıyor... bunu böyle görün hemen moral bozmayın..şu an maçtan geldim ... öğrerncilerime ben romatizma hastasıyım dedim inanmadılar... 'siz hastaysanız biz öldük hocam 'dediler... iki saat hiç durmadan koşabiliyorum... kendinize iyi bakın iyi beslenin ( bu arada ben günde bir paket sigara kullanıyorum)... ciğerleri açın .... korkmayın... as li olsun olmasın gidilecek yer aynı...hepinize hürmetler ...oltuda çalışıyorum(erzurum) oltudaki aslilerle tanışmak isterim.. tek ben varım sanıyorum...oltudan arkadaşlar yusuf ziyabey lisesinde abdurrahim hoca derseniz öğrenciler sizi getirirler bana... hepinize ii akşamlar ..(profilide değiştirelim artık hoca olduk öğrenci yazmasın... :D )
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder MSN Messenger
Mesajları göster:   
Tüm saatler GMT +2 Saat

Sonraki başlık
Önceki başlık
1. sayfa (Toplam 2 sayfa)
Sayfa 1, 2  Sonraki
ASHAD - Ankilozan Spondilit Hasta Derneği Forum Ana Sayfası  ~  AS-Tedavi

Bu forum kilitlenmiştir, yeni bir başlık açamazsınız, cevap gönderebilir ya da mesajları değiştirebilirsiniz   Bu başlık kilitlenmiştir, cevap yazamaz ya da mesajları değiştiremezsiniz


 
Forum Seçin:  

Bu forumda yeni konular açamazsınız
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız




Powered by phpBB
Türkçe Çeviri : Onur Turgay & Erdem Çorapçıoğlu
© 2005 Ankilozan Spondilit Hasta Derneği